Top of this page
Skip navigation, go straight to the content

Epilepsi Tedavisi

Epilepsi tedavisinin amacı en düşük oranda yan etki ile birlikte nöbetsizliğin sağlanmasıdır.¹

Antiepileptik ilaçlar

Antiepileptik ilaçlar (AEİ), epilepsi için başlıca tedavidir. Aşırı elektrik aktivitesi nedeni ile nöbetlere yol açan, beyin hücrelerindeki kimyasal dengesizliği düzeltmek üzere tasarlanmışlardır. Bazıları henüz tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte, bu ilaçlar farklı şekillerde etki göstermektedir.

AEİ’ler, piyasada bulundukları süreye bağlı olarak genellikle “eski” ve “yeni” ilaçlar olarak sınıflandırılmaktadır.

Eski ilaçların ilki, antikonvülsan özellikleri 1912’de keşfedilen fenobarbital olup sedatif etkisi olmayan ilaçların ilki olan fenitoin 1938’de satışa sunulmuştur. “Yeni” ilaçların tamamı 1980’lerin sonlarından itibaren piyasaya sürülmüştür.¹

İlaç seçimi, kişinin geçirdiği nöbetin türüne bağlıdır.

Epilepsi hastalarının yaklaşık %60’ında tek bir AEİ ile nöbet kontrolü sağlanırken, birçok farklı kombinasyon tedavisine rağmen hastaların %30 - 40’ı nöbet geçirmeye devam edecektir.1 Hastalar birinci basamak tedaviye yanıt vermezse, bu kişilere kombinasyon tedavisi olarak iki veya daha fazla ilaç reçete edilebilir.

Epilepsi Cerrahisi

AEİ’lerle nöbet kontrolü sağlanamayan bazı kişilere cerrahi uygulanabilir. Genellikle aşağıdaki hastalarda cerrahi uygulanması düşünülmektedir²:

Parsiyel Epilepsiler

Beynin bir bölümü ile sınırlı olacak şekilde aşırı elektrik aktivitesinin neden olduğu nöbetler.

AEİ’lerle yeterli şekilde kontrol edilemeyen refrakter epilepsi

Günlük yaşamı anlamlı şekilde etkileyen engelleyici nöbetler

Amaç, beynin nöbetlere sebep olan spesifik bölümünü tespit etmek ve çıkarmaktır. Dolayısıyla, ilgili alanı tanımlamak ve söz konusu operasyonun çevre dokulara mümkün olduğunca az hasar vermesini sağlamak için çok dikkatli olunmalıdır.

Vagus Sinir Stimulasyonu

Vagus sinir stimülasyonunun (VNS) amacı, beyne boyundaki vagus siniri aracılığıyla düzenli şekilde hafif şiddette elektrik akımı göndererek nöbetleri önlemektir.

Ketojenik Diyet

Bir ketojenik diyetin yağ oranı normal bir batı diyetinden daha yüksek olup yağ/karbonhidrat + protein oranı 2:1 ila 5:1’dir. Vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için karbonhidrat yerine yağ tüketiminin, etki mekanizması bilinmemesine rağmen çocuk ve erişkinlerde nöbet sıklığını azalttığı görülmüştür².

Tıbbi gözetim olmadan bir ketojenik diyete başlanmamalıdır; diyet, epilepsi hastası ve hastanın ailesinin önemli ölçüde bağlılığını gerektirmektedir. Uzun süre ketojenik diyet uygulamanın, özellikle çocuklardaki beslenme üzerine etkisine yönelik endişeler de mevcuttur².

 

 

 
Kapatın Sisteme Giriş

UCB Web sitesinin bu bölümü sağlık uzmanları içindir.





Kapatın Hesap oluşturun














Kapatın Şifrenizi mi unuttunuz?

E-posta adresinizi aşağıya yazınız